Tayyip, bir çaldır, kaydedeyim teli…

Tayyip, bir çaldır, kaydedeyim teli…

Davos’la ilgili tantana devam ededursun, daha ilk günden beri aklımı kurcalayan abuk sabuk bir detay var. Artık daha fazla içimde taşıyamayacağım, bitsin bu işkence. Şimdi Davos’ta Erdoğan’la Peres/moderatör ittifakı arasında mevzu çıktı, Erdoğan zirveyi terketti filan. Buralarda bir sıkıntı yok, çok açık. Sonra Erdoğan helikopterle Almanya’ya hareket etti, ordan da sanırsam ki ülkeye döndü. Akşamın ilerleyen saatlerinde bir haber düştü ajanslara, Peres, Erdoğan’ı aramış, tavrından dolayı özür dilemiş. Burası da tamam. Merak ettiğim ise şu, şimdi bu adamlardan birisi İsrail Cumhurbaşkanı, bir tanesi Türkiye Başbakanı. Ee ikisi de Davos’ta olduğuna göre makam odalarında değiller, dolayısıyla cep telefonundan görüştüler. Peki, Peres Erdoğan’nın telefonunu nerden biliyor? Yani nerden biliyor derken, Erdoğan Başbakan olunca ABD Başkan’ından tut, İsrail’e, ordan İran’a kadar tüm başkanlara, başbakanlara telefonunu mu veriyor? Ya da onlar mı Erdoğan’a veriyor? Ya da herhangi bir uluslarası kongrede karşılaştılar, “hacı bi çaldır kaydedeyim senin numarayı” muhabbeti mi dönüyor?

Ne bileyim işte, Fener Galatasaray’a yenildi, şampiyonluğu verdi, hoopp başbakanın telefonu çalıyor. Arayan kim? Aha Sarkozy, makara yapıyor nasıl koydu Cimbom diye… Blair “Kanka senin telefon Kampüssel mi, girmesin bir tarafımıza” demiş midir Bush’a? Ya da Ahmedinecad Bush’a “sen bittin oğlum” diye sms yazıyor mudur? İsrail Dışişlerinden bir yetkili bizimkilere gelip “Peres’in cebi bu, maili bu, msni bu, icq da bu” diye veriyor mu bu bilgileri? Bizimkiler de “lan icq mu kaldı bu devirde nihohoho” diye makara mı yapıyorlar? Çok garip aslında bu işler ya, hep merak etmişimdir “Erdoğan, Bush’la telefonda görüştü” minvalindeki haberlerin altında yatan asıl hikayeyi.

Yazar:
dea