Palavralar – 1

Hayat, fazla ciddiye alınacak bir şey değil.. Hayatı neye benzetirseniz benzetin neticede karşı tarafın tüm tezlerini allak bullak eden bir örnek bulabilirsiniz.. Hayatı ciddiye almamak lazım derken de, onu bazı kurallarla sınırlamaya çalışmanın yanlış olduğunu, bağımsız, kendiliğinden, sürprizlerle dolu olmasını anlatmaya çalışıyorum.

Nolmuş buraya?

Göründüğü gibi kısa bir ara verdik.. Kimsenin sikinde bile olmayan bu arada da boş durmadık, orayı kırptık, burayı biçtik.. Ortaya böyle birşey çıktı.. Tasarım sade ve fonksiyonel olsun istedik.. Yeni bişiler koyduk.. Yeni misyonlar edindik.. Falan filan.. Webzine işi bir süre bu kimlik altında devam ededursun kağıt kokusuna olan özlemimiz gün geçtikçe artıyor.. ama o da olur inşallah diyor bildiğimiz tüm duaları okuyoruz ardından..

Hodri Meydan (çok feci +18, kırmızı nokta filan)

Şimdi efeniim, toplumumuzun damarlarına inmeyi amaç edinen FasulyedenKom olarak bir anket hazırladık. Maksat internet kullanabilen ve bu yetisini “Enlarge your penis” anatemalı mailleri okumak ve koskoca puntolarla, kırmızı kırmızı “Click Here to Enter” yazılarına korkusuzca tıklayan, harıl harıl Gülben Ergen, Paris Hilton videosu arayan gençliğimizin hardcore kültürünün seviyesini öğrenmek. Buyrun hele..

Golf ve golfçünün dostu Fıratpen sunar

Antalya’nın Sorgun ilçesindeki ormanlık alana otel ve golf sahası yaptırmak için izin alan yetkililere karşı yürüyüş düzenleyecek olan muhtarların ruhen yanındayız. Güzelim doğal güzelliklerimiz eriyor. Meğer ne golf meraklısıymışız. Yürüyün muhtarlar. Gazetenin arka sayfasında küçük bir haberdi bu. O alana yapılacak otel ise belki ileride ön sayfaya büyük puntolarla terfi eder bir gün turist kızların üstsüz fotoğraflarıyla. Yazık.

Göğe akıyorum

Geceyi severim.. Göğü de severim.. Sanki her ikisindeki sınırsızlık beni cezbeder.. Kendimi daralmış, bir köşeye sıkışmış hissettiğim her anda onlardan medet umarım geceye taşırım hayatımı ve göğe bakarım.. Çocukluğumda da böyleydim aslında, göğe bakardım.. Yayla evimizin terasındaki sedire uzanır çam ağaçlarının heybetli dalları arasından göğe bakar yıldızların kaymasını beklerdim dilek tutmak için.. Çocuksu dilekler tutmuş olmalıyım ki, hala göğe baktığımda yıldız kaymasını bekleyen açlıklar...

De siktir git, kovirem seni

Burada da süresi doldu Edelman’ın. Geldi, istediği gibi söz söyledi, posta koydu, ortalığı karıştırdı ve gidiyor. Belli ki yeni görev verilmiş.
Can Dündar’ın yazıdan araklama olarak bi bakalım napmış netmiş bu sikindirik adam. Yazıyı okuduktan sonra da hep bir ağızdan ‘Gidişin olur da dönüşün olmaz inşallah’ diyelim.. Kendisi en azından bunu haketti.

Bir küfür okudum

Orhan Pamuk’un pek şaşaalı bir şekilde piyasaya sürülen kitabı Yeni Hayat’ın pazarlama sloganıydı “Bir kitap okudum hayatım değişti” cümlesi.. İnsanın gerçekten hayatını değiştiren anlar olduğuna, sadece bir “an” diye hiç bir anın yabana atılmaması gerektiğine de inanırım.. Bunalımlı anlarınızda ne yaparsınız? Tamam biliyoruz uykusuz kalırsınız, iştahınız kesilir, sigara tüketiminiz, alkol tüketiminiz artar bir nevi uyuşukluk içinde bilinçli yada bilinçsiz...

Devir sıfat devri

Siz de farkında mısınız son zamanlarda ne kadar çok sıfatlara takılıp kaldığımızı, kişileri isimlerle değil sıfatlarla andığımızı.. Aidiyet duygusu veya kimlik arayışı gibi tabirlere iş düşüyor gene birilerini nitelemek için ve ne kadar çok duyar olduk bu iki tamlamayı..