
Tevfik Fikret, 1867 İstanbul doğumlu Türk şair ve edebiyatçıdır. Servet-i Fünun edebiyatının önde gelen temsilcilerinden olan Fikret, şiirlerinde özgürlük, adalet ve ilerleme fikirlerini işlemiş, toplumcu anlayışı benimsemiştir. Eğitimcilik yönüyle de tanınan Fikret, Galatasaray Lisesi müdürlüğü yapmış, şiirleriyle Türk edebiyatına yenilik getirmiştir. Başlıca eseri “Rübab-ı Şikeste”dir. 1915 yılında İstanbul’da yaşamını yitirmiştir.
Tevfik Fikret’in Han-ı Yağma şiiri, Osmanlı döneminde yaygınlaşan yolsuzluk, yozlaşma ve sömürüyü eleştiren hiciv türünde bir eserdir. Şair, devleti yönetenlerin halkın kaynaklarını nasıl yağmaladığını sert ve ironik bir dille anlatır. Şiirde dönemin siyasi ve ekonomik ortamına karşı güçlü bir tepki dile getirilir; yöneticilerin kendi çıkarlarını gözetmeleri, halkı hiçe saymaları ve devleti talan etmeleri eleştirilir.
Bu sofracık, efendiler -ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor -bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Tevfik Fikret
Haziran, 1912
Rahmetli Cem Karaca güzel söyler bunu.
Bu arada, yukarıdaki şiiri İstanbul’a “Ey bin kocadan arta kalan bive-i bakir” diyen “Öfkeli ve büyük bir şair”in yazdığını da buradan öğrenmiş oldum. Sağol FasulyedenKom. Hakikaten “En İyi Topluluk Blogu”sun.