Ergenek10 ve TRT2

Ergenek10 ve TRT2

Ergenekon’un şu meşhur 10. dalgasından, yeraltından çıkan silahlardan, Tuncay Güney isimli maskara ajanın kasetlerinden dolayı pek dillendirilmeyen bir soru var. Malum 10. dalganın sabahında TRT2 isimli haber-kültür kanalımız Yargıtay Onursal başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun gözaltına alındığını duyurdu. Haber üzerine Kanadoğlu’nun evine bir medya ordusu akın etti. Ama ortada bir gariplik vardı, zira herhangi bir gözaltı durumu söz konusu değildi. Ancak birkaç saat geçmeden polis gelerek Kanadoğlu’nun evinde arama yapmaya başladı. Yani TRT2 isimli devlet kanalımız, habercilik çıtasını öylesine yukarıya çekmişti ki, bırakınız atlama haberi, henüz olmamış haberi bile vermeye başladılar, gurur duyduk.

Hani insan sormadan edemiyor, Başbakan’ın savcısı olduğu bu soruşturmada, her dalgada Veli Küçük, İbrahim Şahin gibi, Susurluk artığı bazı kirli tiplerin yanına muhalif ve laik çevrelerin saygı duyduğu kişilerin eklenmesi şeklinde cereyan eden bu tutuklamalarda gözaltına alınan kişinin itibarını zedelemek amacıyla yandaş medya-polis arasında bir ayarlama mı yapılmaktadır? Yani herkesten önce TRT yada F tipi medya bilgilendirilerek, toplumun bir kesiminin saygı duyguğu simaların kafasından bastırılarak arabaya bindirildiği görüntülerinin verilmesi mi amaçlanmaktadır? Peki aradaki birkaç saatlik fark konusunda bir senkron hatası mı söz konusu olmuştur? Bu ne biçim gizli soruşturmadır?

Aynı TRT2’nin Tuncay Güney’i canlı yayına çıkartması ile birlikte, kendisi tarafından kanıtlanmayan ve kanıtlanamayacakmış gibi görünen suçlamalar yayın ahlakının hangi kısmına sığmaktadır? Misal CHP’ye Cesur Hırsızlar Partisi yakıştırmasına niçin müdahale edilmemiştir? Aynı kişi AKP’ye benzer bir yakıştırma yapsa idi TRT2 nasıl bir aksiyon alacaktır?

TRT2 ne biçim bir kanaldır?

Sonuç kısmı da şu şekilde olsun; Lanet olasıca bir gündem dialektiği var bu ülkenin. Her gün, ortalığı yakıp, yıkması gereken gelişmeleri es geçiyor; kılımızı kıpırdatmayacak olanlar üzerinden lakırdı salatası yapıyoruz. Bıkmıyoruz, usanmıyoruz. Kendi çaresizliğimizi unutmak için midir bilinmez, her konuda ahkam, her konuda gürültü çıkarmayı marifet biliyoruz. Ehh neticede, toplumsal düşün seviyesi bu olan bir kitleden de vasıflı bir erk beklenemez. Bekletmezler.

Hamiş: Başlıkta kelime oyunu yaptım ya, allah beni kahretmeye…

Yazar:
dea
5 yorum
  • canoğlan ben de sadece ben anlamadım diye üzülüyordum 🙂 İnternette yaptığım kısa bir aramada en yerine olanı şuydu sanırım. “Ahfes in keçisi gibi baş sallamak”

  • “yargılama sürecinde sorumlu ve duyarlı olması gereken kesimlerin özen ve hassasiyeti göstermesi gerekirken, kişi ve kuruluşların âdeta yargısız infaz edilerek suçlu ilan edilmesi, temel insan haklarına aykırı olduğu gibi hiçbir hukuki ve ahlaki kuralla da bağdaşmamaktadır.”

    yargisiz infaz? insan haklari? su anda agliyorum sayin seyirciler, gozyaslari sel oldu akiyor. hatta gozyaslari nedeniyle net goremiyorum o yuzden ilk onume gelen basliga yazdim bunu.