Bir metrobüs hikayesi

Bir metrobüs hikayesi

Detaylı bir araştırma yapmadım aslında, ama bu dalganın inşaatı 2006 Mayısında başlamıştı sanırım. Ve hedef olarak okulların açılacağı Eylül’2006 koyulmuştu. Sistem basit, E5’in tam ortasında iki yönden de birer şerit alarak izole bir yol oluşturulacak, buradan metrobus dediğimiz araçlar trafik derdi olmadan kendilerine ayrılan özel yoldan Küçükçekmece-Topkapı arası gezinip duracak. Sistem basit ama bunu yapmak pek kolay iş değil. Zira takdir edersiniz ki zaten perişan halde ki bir E5’i tam da ortasından ikiye bölmek çok ciddi bir maliyet ve gayret gerektiriyor.
Yanyolların genişletilmesi, daraltılması, orta şeritlerin hazırlanması, köprü yapılması gereken noktalar ve tıklım tıklım bir E5… Fikir güzel tabi, ama insanın aklına şu soru da gelmiyor değil. Madem siz bu kadar maliyeti ve zahmeti göze aldınız, E5’i tam da ortasından ayırarak 3’e böldünüz. Ee döşeseydiniz ya raylı sistem, hem daha ekonomik olurdu hem de daha çok yolcu taşınırdı. Konfor ve rahatlığa değinmiyorum bile. Zira İstanbul toplu taşımacılığını düşündüğümüz vakit, hiçbirimizin öyle bir beklentisi yok.

Neyse raylı sistemden öcü gibi korkan Türk insanı için şaşırılacak bir karar değil elbette. Başladık inşaata; haftalar aylar geçti, sonra bir baktık ki, Küçükçekmece’de bu metrobus denilen aygıtların dönebileceği bir alan yok, herhalde bu işin projesi için milyon dolar aldığını tahmin ettiğim firma “hımm bunu düşünememişsiz” dedi. Proje bu sebepten Avcılar’a kadar uzatıldı. Haftalar ve aylar geçiyordu ya hani, yetmedi, Eylül 2006’ya yetişmedi sistem.

Sonra “dur bakalım elbet biter bi ara” diye devam edildi inşaata, tabii bu sırada o güzergahta inşaat ve yol daralmasından kaynaklanan işkenceyi anlatmaya gerek yok sanıyorum. Zaten Avcılar-Topkapı hattındaki minibüsçülerin katliamı yetmezmiş gibi, bir de yollar daraldı, iş makineleri, iptal edilen yanyollar, şeritler filan derken milyonlarca dolar inşaat masrafının yanı sıra, milyonlarca dolar akaryakıtta havada uçtu gitti.

Sonra ne oldu, yeni hedef yine okulların açılacağı Eylül’2007 denildi, başladı canhıraş bir çalışma. Uzmanlar “yetişmez, mümkün değil, çok eksik var” dese de aldılar gazı belediyecilerimiz ve onların ihale alan dostları, akrabaları. Çalışmalar gece gündüz sürdü. Sonra da Kadir Topbaş çıktı dedi ki, hani yetişmez diyordunuz, yetiştirdik dedi. Lan dedik yetiştirdiler harbiden helal olsun.

Ama mazur görülecek küçük eksikler kaldı tabi. Misal metrobus çalışması okulların açılacağı güne yetişti ama ortada metrobus denilen araçlardan yoktu. Aman canım bu da eksiklik mi allasen? Sonra bu orta yolun şeritleri yoktu. Araçların dönebileceği bir alan yoktu. Sonra yolcuların bekleyebileceği duraklar yoktu ki aslında bu duraklara inilmesini sağlayacak merdivenler yoktu. Yani merdivenimsi bir şeyler vardı ama onlara merdiven diyebilecek bünye yoktu piyasada.

Ha nasıl aşıldı bu engeller peki? Metrobuslarımız gelmediği için normal körüklü otobüslerden koyuldu hatta. Bir de metrobus sanılsın da millet “nerde bu metrobusler lan?” demesin diye aynı onun renginde, uzay aracına benzeyen ama normal otobüsten görüntü dışında farkı olmayan metalik gri araçlar satın alındı. Hımm, sanmayın ki bunlar koyulunca sorun düzeldi. Nerde anasını satayım? Şimdi bu şerit yolun ortasında olduğundan dolayı sağ tarafta bekleyip otobüse binme şansın yok, zira duraklar da ortada. Ee ama otobüslerin kapıları sağda? Hımm, milyon dolarlık projenin sahibi amcalar bir deha örneği göstererek otobüsleri Londra misali ters şeritlerden götürme fikrini attılar ortaya. Dâhiyane… Ama burada da bazı pürüzler olmadı değil, misal Küçükçekmece’de iki tane çakma metrobus kaza yaptı bu sebepten dolayı. Aman canım, küçük bir aksilik büyütmeye gerek yok…

Haa bir de satın aldığımız metrobuslar gelmediği için Hollanda’dan gelen ve neden bilmem kiraladığımız bir tane metrobüs vardı ilk gün bu hatta. Görenler “vay a.k. bunca zaman bunu beklemişiz” diyerekten fotoğraflarını, videolarını çekip youtube’a filan koydular. Ama ömrü uzun olmadı bu metrobusumuzun de. Zira Topkapı’da bu aracın dönebileceği bir alan yoktu, peki napıyordu milyon dolarlık abiler bu sorun için? Onun da çözümü basitti aslında. Asıl olayı E5 trafiğine karışmadığı için hızlı bir ulaşım aracı olması olan metrobusları E5 trafiğine çıkardık. Topkapı’dan sonra metrobus trafiğe karıştı. Vatan Caddesi’nden dönerek tekrar metrobus hattına girdi seferlerini bu şekilde yaptı. Ama gereğinden fazla uzun bir araç olduğu için E5’e giriş ve çıkışlarında E5 trafiği kesildi. Böylece milyonlarca dolar verme sebebimiz olan trafiği rahatlatma fikri ilk günden yalan oldu. Şimdilerde bu “kiraladığımız”, yani günbegün para ödediğimiz metrobus yatıyor garajda, Hollandalı şoförü de boğazda rakı-balıkla, “nasıl kazıklamışız lan adamları” diyordur herhalde. Keyifle…

Kazıklamak demişken, bu metrobus dediğimiz araçların birçok özelliği var. Misal şoförsüz gidebiliyormuş, tekerlekleri yüksek dönüş yeteneğine sahip olduğundan dolayı yengeç hareketi filan yapabiliyormuş. Ama takdir edersiniz ki bu özellikler İstanbul trafiği için pek de kullanışlı özellikler değil. Ee ne kaldı geriye? Geriye kalan bizim bildiğimiz körüklü otobüsten bir körük fazla olması, haliyle normal körüklü otobüsün 1,5 katı civarında yolcu taşıması. Peki, normal körüklü otobüsler ne kadar? Mercedes’ler filan? 300 bin Euro olduğu söyleniyor. Makul bir rakam sayılır. Peki, bu metrobuslar ne kadar bilen var mı? 1 milyon 200 bin Euro. Yani 1.200.000 € Yani tam tamına 4 katı. Ee o zaman şu matematik problemi ile son verelim yazıya: Bir körüklü otobüs resmi kayıtlara göre yaklaşık 150 yolcu kapasiteli (Ha biz 300 kişi bineriz orası ayrı.) Metrobuslar de resmi kayıtlara göre 220 yolcu kapasiteli. (Ha biz 400’leriz onu, o ayrı) Yani 1 milyon 200 bin Euro ödeyerek 1 adet metrobus alırsak 220 yolcu taşıyoruz. Peki aynı paraya 4 tane körüklü alsak kaç yolcu taşırız? Bilene jelibon vericem…

Yazar:
dea
41 yorum
  • Bu arada eklemeyi unuttum, projenin sonlanmasıyle birlikte minibüsler kaldırılacakmış E5’ten, bak bu güzel haber aslında. Avcılar’a kadar uzamasına bile bu kadar sevinmemiştim. Ama bakalım minibüs hatlarını ellerinde tutan kimseler ne diyecekler bu duruma… Merakla bekliyorum…

  • Ben yine de IETT çalışanları hakkındaki fikirlerimi buraya yazmayayım. Çok süper fantezilerim var ama, o kadarını söylerim…

  • lan bi yerden başladım okumaya da sonrası baydı, şimdi ben çekmeceden topkapıya en kısa nası giderim sen onu de baa.

  • nasil bir alet ola ki bu? sanirsam izmirde elektrikle giden otobuslerden vardi onlar gibi mi? burda da var ama yavas gidiyor meretler. gerci yukaridaki resimde elektrik teli falan goremedim. nedir bu aletin olayi, adi neden otobus degil de metrobus?

    dipnot: yavur memleketinde yolu ikiye bolmuyorlar, bi tane seridi otobuslere ayiriyorlar, gunun en islek saati bile otobuse binersen akiyor o serit. Normal arac girerse ne mi oluyor? Afedersin agzina ediyorlar, o kadar parayi odememek icin 5 saat bile beklersin trafikte serefsizim.

  • Yok Ağam, ne elektrikli ne de raylı; bildiğin otobüs. Tek farkı işte senin ecnebi memleketten aksettirdiğin olay bizim burda mümkün olmadığı için, otobüs şeridini ayırdık çelik bariyerlerle…

  • Avcılara kadar geldi metrobüs, sevinçliyiz mutluyuz, heleloyloy

  • Geçen bu aracı Avcılar dan Topkapı ya kadar kullanma fırsatım oldu. Araca binerken ve indikten sonra merdivenlerde oluşan görüntüler youtube a konsa dea nın porno görüntülerinden daha fazla ilgi çeker. O derece yani…

  • Aracı iki kez kullandım. Bir tanesi istanbul trafiğinin en alengirli olduğu sabah saatleri, diğeri de daha rahat olan saat 10-11 trafiğinde…

    Öncelikle yukarıda yeralan yazıda çok eleştirmiştim Metrobüs olayını. Eleştirdiğim sistemden ziyade zihniyet aslında. Bugün farkettim ki bu mtrobus sistemi gayet işlevsel ve elzem İstanbul için.

    Zihniyet dedim ya, hala belirtileri devam ediyor aslında. Önce eksikliklerden bahsedeyim:

    Öncelikle hala durak olayı bitirilemedi, turnikeler takılmadı, insanlar 3 kapıdan giriş yapabilme şansı varken hala tek kapıdan giriş yapıyor ve bu da yığılmalara yol açıyor.

    İkinci olarak özellikle Cevizlibağ üst geçidinde sıkça yaşanan rezalet bir durum var. İngiliz’in drive time dediği trafiğin yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde, henüz daha yüksek kapasiteli gerçek metrobüs araçları gelmediği için peşpeşe 3 hatta 4 araç kaldırıyor belediye.

    Gayet sevimli bir yolculuğun ardından Cevizlibağ’a vardınız, arkanızda da 3-4 tane araç, peşpeşesiniz. Bir anda 1000’i aşkın insan üst geçitten geçmek için merdivenlere hücum ediyor. Ee ama o sırada binlerce kişi de metrobüse binmek için hücum edince E5 trafiğinden kurtuluyorsunuz ama üst geçit trafiği başlıyor.

    Hatta Nihat Sırdar’ın söylediğine göre zabıta memuru beklemekteymiş geçitte ve bir trafik polisi edasıyla, sen dur, sen geç komutları ile üst geçit trafiğini kontrol etmekteymiş.

    Duraklar yapılamadı dedik, üst geçitler rezalet. Ayrıca bilmiyorum çok mu halktan kopuk bir eleştiri olucak ama o üst geçitler nedir abicim ya? Yani kentsel tasarım diye bir bölüm var, her yılda mezunlar veriyor. Faysalansanıza be adam! Hadi faydalanmayın, eyvallah ama yani bu kadar kötü bir üst geçit tasarlanabilir mi ya? Resmen ben zoraki duruyorum burda havası veriyor. Neyse estetik kaygılardan değil de, hayati kaygılardan dem vuralım.

    Bu araçların dönmeleri için yapılan rampalar da dar sanki biraz. Zira bir otobüs rampadayken, diğeri giremiyor bekliyor aşağıda. Geçenlerde Cevizlibağ’da rampada iki araç sıkışmış, kilitlenmiş kalmışlar, ona önlem sanıyorum ki.

    Avcılar’daki rampada da ciddi iki sorun meydana gelmiş, asfaltı kırıyorlardı. Operasyon yapılacak oraya, halbuki daha 15 gün oldu mu ki yapılalı?

    Eleştiri bir yere kadar tabi, sistemi sevdim ben. Tersten gitme hadisesi son bulursa, üstgeçit ve durak sorunu çözülürse gayet sağlıklı bir ulaşım aracı olacak bu afacanlar.

    Zira Cevizlibağ’dan Avcılar’a ziyaretim tam 23 dakika sürdü ki, bünye bile rahatsız oldu bu seri ulaşımdan, kabul etmedi bi süre…

    Yoğunluğun en civcivli olduğu saatlerde indi-bindi filan derken süre max. 30 dakikaya uzar sanırım. Ama muazzam rakam bu da. Ki daha önce en rahat trafikte 45 dakika süren bir yoldan bahsediyoruz. Zaman zaman saatlerce kilitlendiğimiz bir güzergah. 30 dakikayı öpüp de başımıza koyalım, siktiret durağı turnikeyi tersten gitmeyi filan… Estetik kaygılarda bi yere kadar, yüklenin metrobüse, kurtuluş orada çünkü 🙂 (Oha abarttım)

  • Bugün metrobus kazası oldu. Zaten ne zaman olacak diye merak ediyordum. Ama kendisi gayet faydalı. Bundan sonrasının çıkmayacağını iddaa ettiler. Bizim yorumumuz yarım kalmaz. Sanırım Database doldu. Buraya kadar

  • Fasulyeden Haber Ajansı:

    İstanbul’da Avcılar-Topkapı arasında çalışan metrobüs hattına ilave olarak 6 hat daha geliyor. 2008’de Topkapı-Mecidiyeköy, Mecidiyeköy-Kozyatağı, Edirnekapı-Vezneciler, Kabataş-Beşiktaş, Beşiktaş-Levent ve Aksaray-Bağcılar hatları yapılacak.

  • Metrobüs hattını sabaha kadar devam ettiriyorlarmış. Gece 1:30’tan sonra saat 5:00’e kadar yarım saatte bir metrobüs koymuşlar. Gayet güzel oldu valla 🙂 Artık saat 12:30 oldu ben yavaştan kalkayım, benim otobüsüm biter derdi de kapanmış oldu 🙂
    Ama bir sorun var, Şöförler güvenliği sağlanabilecek mi? Benim kafamda ciddi bir soru işareti.

  • Güzel habermiş hakikaten. Bir de üst geçit çilesini çözseler…

    Bu orijinal metrobüsler nerede peki? Hani bir ton para verip almışlardı?

  • Baktılar normal otobüs iş görüyor durmak yok yola devam demiş olabilirler. 🙂
    An itibari ile tek korkum özel otobüs sokmaları o hatta. Düşünsenize minibüs hesabı takılıyor amcam, tın tın gidiyor o değil sollama falan da olmaz orada. Yoksa olur mu 😀

  • Cevizlibağ için kocaman 2 üst geçit koymuşlar. Şu an için bir problem iniş çıkışlarda sorun yok. ama kocaman yapınca bu sefer sağından solundan geçeyim derken geçememe problemi oluşuyor. İki kişi geçemeyecek bir mesafe mevcut.

  • Pembe Kazaklı Şahıs der ki;

    Muhalefet etme sanatı..

    Vatan gibi sevdiğim, ciddiye aldığım gazetede yazmasa aldırmam.. Adını yazmayışım, o ismin bu köşede geçmesine izin vermeme kararımdan.. Aslında iyi bir yazar. Kalemi, zekâsı, yüreği yerinde.. Ama hele ondan hiç beklemediğim şekilde belden aşağı vurmaya kalkınca, saygı, terbiye sınırlarını aşınca adını anmamaya karar verdim. Umurunda olduğunu da sanmıyorum. Şimdi Vatan’da en muhalif yazıları yazıyor.. Ama başlıktaki üç kelimeden haberi yok. Muhalefet etmek bir sanattır. Muhalefet eylemedir. Sen kişilere ve kurumlara takar onların her yaptıklarına saldırırsan inandırıcılığını kaybedersin. Etkin azalır.. Giderek okurun da..
    Efendim Kadir Topbaş AKP’li, bu da muhalif ya.. Her şeyine takmak zorunda.. Bu defa da Metrobüse saldırmış.. El insaf!.. El insaf.. Bu sistemin İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan ve işlerine toplu taşımacılıkla gitmek zorunda olan az gelirli insanlara her gün evlerinde ve aileleriyle geçirecek kaç saat kazandırdığından haberdar değil. Umurunda da değil.. Özel otosuyla otobandaki hızı azalmış ya.. Ona kızıyor, ama ona kızdığını açıkça söylese ayıp olacak, metrobüse saldırıyor.
    Efendim metrobüs aslında otobüsmüş.. Yok yahu.. Dün ayni yolda otobüsler vardı. Sor bakalım Avcılar’da oturan ve Taksim’de çalışan odacı Mehmet Efendi’yle, Ayşe Hanım’a.. O zaman kaçta çıkıyorlardı evden sabah, kaçta dönüyorlardı evlerine akşam?.. Bugün nasıl durum?. Görecek ki fark en az üç saattir.. En az üç!..

    Metrobüs elektrikli olurmuş. Bu benzinliymiş.. Sahtekârlığa bakınmış.. Bakalım.. Adı Büs, yani Otobüs olan şey niye ille de elektrikli olsun ki?. Dünyada elektrikli otobüs kaldı mı?. Troleybüsler söküleli kaç yıl oldu. Metrobüs yolu, aslında dünün Mecidiyeköy’deki tercihli yolmuş.. Yuh artık!.. Kentin içindeki, 40 kavşak, bir o kadar kırmızı ışıkla kesilmiş sadece Taksim-Mecidiyeköy arasına konan, Metro başlayınca da zerre kıymeti kalmayan o dandik tercihli yolla, yüz binlerce insana rahat nefes aldıran, zaman kazandıran Metrobüs yolu nasıl ayni şey olur?. Saymayı mı bilmiyorsun, dayak mı yemedin?. Kral Çıplakmış. Bizim metrobüs bildiğiniz tercihli yolmuş.. Öyleyse senin bir şey bildiğin yok..
    Muhalefet etmek dahil..

  • Oy anam! Bu yazının yorumları taşınamamış 🙂

    * * *

    En kısa zamanda eski yorumları koyup, bu aralar sık kullandığım metrobüs ile ilgili bir görüş güncellemesi yapayım.

  • Bugun bindim lan metrobuse, fena degil. Ya da ben kisa mesafede bindigim icin oyle gelmis olabilir bana. Emin degilim.

    Yeni filmimin de adi belli, “Avcilar Genclik Metrobusle Sami Yen Deplasmanina Giderken”…

  • Valla ne yalan söyliyeyim bu metrobüsün bana herhangi bir yararı yok. Ama yinede bu olay bu istanbula yapılan en iyi yatırımlardan biri. Her ne kadar yolsuzluğun bini bir para da olsa . İnsanlar zaman ayırabiliyorlar kendilerine. Metrodan genelde Bahçelievlerde inip köprüden karşıya geçiyorum trafiğin o bölümlerde ne kadar azaldığı dikkatimi çekti. Bence bu metrobüsler trafiğide rahatlattı. Kaldı ki bir dakika içinde 4-5 otobüs yanaşıyor duraklara. İnanılmaz bir insan yığını kendini Küçükçekmece , Kanarya ve avcılara gidiyor. Ve muhteşem olarak değerlendirdiğim minibüslerin e-5′den çıkarılması. Gerçektende eski kalabalık yok. Bana kalırsa bir yandan yolları geliştirirken bir yandan da halkı biliçlendirme kampanyları ve aktarma ücretlerinin azalması ile bu metrobüs doruğa ulaşacak ve bundan istanbul insanı yararlanacaktır.

  • ben aracı görmedim,binmedim,etmedim ama kendisinin sözünü çok duydum..şöyleki arkadaşımın babasının avcılarda münibüs hatta var(dı) taki bu metrobüs gelene kadar.Ve koca şehirdeki tek geçim kaynaklarıydı ellerindeki hat ve münibüsten gelen para.Metrobüs geldi yatırmlar dökülen paralr vs vs..oldu yada olmadı herkes memnun ya da değil bunu bilemem ama bildiğim birşey varki oda metrobüsün geçtiği yerler üzerindeki münibüs hatları geçimini bundan sağlayan yüzlerce insan..ser sefil oldu.geçim sıkıntısına düştüler.haa bu minübüsçülerden bazılarına kadıköyde hat verildi ama malesef kör bi yerleşim yerine. iş yapmıyor yani..uzun lafın kısası bir iş yapılırken herşey herkes düşünülmeli..

  • ters ikamet olayı sakıncalı,bir kere bindim kafa kafaya giriyoduk karşıdan gelen büs ile,burdan birde sayın şöfor abilerimizden önümüz açık deyip allah ne verdiye körüklemeleride olmadık kazalara yol açabilir.

    aksaklıklar az hasarlı atlatılarak giderilir inşallah,alınan sonuç muazzam etkiledi lakin trafiği,uzun zaman sonra bulunan ve icraata bi şekilde dönüşen çözüm,trafik sorunu için.

  • mecidiyeköyde dün en bir anda insan kalabalığı oluştu.buna sebeb geciken seferler oldu.söğütlüçeşme’den gelen arabalar aktarma yapmasa bu kadar olmaz idi.bu zincirleme hareket diğer duraklarda giriş çıkışları engelledi tabiiki.bu olanların kestirmek zor değil,çözümde bulunur rahatlıkla ama sen seçime yetiştircem diye uğraşırsan olacağı bu.

    aktarma ise tam bi saçmalık.zincirlikuyu’ya kadıköy’den gelenler ile avrupa yakasından metrobüsü kullanacak insanlar için 3 adet(yalnız üçtane)kullanıma açık akbil gişesi olunca yoğunlaşma önce orada başladı.görevli dayıda -herkesin vicdanına bırakıyorum,isteyen geçsin-diyerek salınca olayı,bi dünya insanda doğal olarak direkt otobüslere saldırdı.ulan belediye açamamış akbil gişesini sen insaları üst üste bindirirken vicdan sorgulaması yapma,sonra millete vaaz ver.

  • nankör olma. yarım saatte kozyatağı acıbademe geldik diye de ekle 🙂 Hayır sanki para verdin, bir de eleştir 🙂

  • Eve dönerken akbilde para kalmadığı ve o saatte yükleyeceğim yer kalmadığından metrobüs’e binince şoförler para kazansın diye akbille 1.30 TL parası gidip bizden aldıkları 1.5 TL’le ile kara geçtikleri sistemi kullanmak için metrobüs şoförüne 20 TL uzatıp akbille basaraktan İETT ücretini karşılamış oldum resmen. Fakar bundan sonra para üstü beklerken aldığım cevaba ne desem diye 3-5 saniye düşünmek zorunda kaldım. Ben gece saat 12-1 gibi eve dmnerken yanımda bozuk para bulunduracakmışım. 20 TL verince şerefsin muamelesi görmem lazımmış şoför bey bunu hissettirdi. Dediği laf gecenin bu saatinde dışarıdasın ve bi de utanmadan 20 TL veriyorsun. Gelde küfür etme gelde arabayı sürerken adama vurma 2 tane.. Sana mı soracağım ulan kaçta eve döneceğimi, cebimde bozuk para taşıyacağımı veya taşıyamayacağımı sen kimsin ? Kimlerle arkadaşlık edeceğimi de söylesene şoför bey.