Kafasına göre iş yapan adama “Tabi oğlum yaparsın babanın çiftliği zaten” denir ya bu cümle Türkiye Süper Ligi’ne cuk diye oturuyor son yıllarda. Muhteşem Haluk Ulusoy (!) yönetiminden bu yana Federasyonda bir çiftlik durumu hâkim. Kimin eli kimin cebinde, kim kime ne yapıyor belli değil. Tabi biz o kadar Fenerbahçe, Galatasaray derdine düşmüşüz ki asıl önümüzde yaşanan rezillikleri görmüyoruz. Yıllardır “Burası Patagonya değil” söylemleri ile kulaklarını çınlattığımız sevimli ülke bile herhalde bize götüyle gülüyordur.
Ankaraspor fahri (!) yöneticisiyken bir anda (ne hikmetse) Ankaragücü Kulübü taraftarı olan, aynı gün hem kulüp üyesi olup hem de başkan seçilen ilk adamdır bizim Küçük Gökçek. Otuzlu yaşlarında yüzyıllık kulübün başkanı olabilecek bir başarıya nail olmuştur kendisi. Benim kızdığım nokta ise bu tezgâhın futbol çevrelerinin midesini neden bulandırmıyor olması? Fenerbahçe veya şampiyonluğa oynayan takımların bu konuda neden seslerini çıkartmadığı? Rakibine yapılan kıyakların haklı protestosunu yapan takımın neden sessiz kaldığıdır? Tabi bunun gibi yüzlerce soruyu satırlar boyunca yazabilirim ama gereksiz. Babasının bir kulübün başkanı (fahri) olduğu yerde rakip takımın başkanı olan oğul acaba hangi ülkede vücut bulur? Ve hangi ülkede başkan olan o çocuk babasının takımından bedelsiz dört oyuncuyu yeni kulübüne transfer eder? Hadi geçtim Fenerbahçesini falan yahu rakipleri neden sesini çıkartmaz? Bursaspor, Kayserispor, Eskişehirspor vs. neden susuyorlar? Acaba Eskişehir Unakıtan’dan gelen hediye futbolcularla süper lige çıktığından dolayımı sesini çıkarmıyor yada Bursaspor Levent Kızıl’ın kıyakları yüzünden mi susmakta? Kayserispor’da ki Hurma neden susuyor? Affedersiniz Kayseri Erciyes mi demeliydim? Yada bu baba gökçeğin Ankaragücüne peşkeş çekmesinin altında Ankarasporu Rize spor yaptıramaması mı yatıyor? Konu konuyu açıyor baksanıza nereden girdim nereden çıktım. Durum o kadar vahim. Bir futbol ligi bu kadar da ülkesine benzemez ki. Adaletin “a”sı yok.
İspanya’da düşünsenize kendinizi. İspanya La ligaya yükselen Tenerife adını Las Palmas olarak değiştirdi. Real Betis başkanının oğlu, aynı zamanda Real Betis yönetiminde görev alan Javier Gonzalo Sevilla Kulübünün aynı gün içerisinde hem üyesi hem de başkanı oldu. Transferin son gününde Mehmet Aurelio ve Bayram Tutumlu dahil 4 oyuncu Sevilla’ya transfer oldu. Malaga Milletvekili Sezar Dominguez Malaga’ya Madrid’den Guti ve Salgado’yu aldı… Ne kadar komik geliyor değil mi? Halbuki bizde bu ayak oyunlarının kralı oynanıyor. Ama önemli değil tabi bunlar önemli olan kendi takımının şampiyonluğu. Kadir Topbaş’ın oğlunu yedek listeye alınmasını sağlayan ve bunu başarı sayan zihniyetler bütününün bu oyunları eleştirmesi hatta tepki vermesi komik olur.