Az önce çok feci şekilde utandırıldım. Türkan Abla utanmama sebep olan. Neden mi? Türkan Abla kanserle olan savaşının ortasında, haksız yere başka savaşlara sokulmaya çalışılmasına rağmen, ülkesi ve ilkesi için bu denli emek sarf edip yine de devlet tarafından suçlu konumuna düşürülmesine rağmen, yaşadığı sağlık sorunu yüzünden bu denli zayıf düşmesine rağmen, yine de hala savaşıyor, yılmıyor, “hodri meydan” diyor.
Peki, sizi bilmem ama, ben ne yaptım? Her dalga sonunda kızdım, isyan ettim, “bu kadarda olmaz ama, pes” dedim, bazen içimden, zaman zaman dışımdan. “Tartışmayacağım artık” dedim, “uğraşmayacağım artık bu işlerle” dedim, gerçi yine uğraştım ama hep yine yine kızdım sonunda, yine yine pes hisleri kabarmaya başladı. Ama bugün çok utandım. Benden yaşca çok daha büyük olan, yaşadığı ülkenin getirdiği zorluklarla savaşan bir kadın, üstelik bugünlerde asıl savaşması gereken çok daha önemli olan ve hatta hayati öneme sahip şeyler varken, pes etmedi, etmiyor. Tam tersine, “daha çok çalışacağız” diyor, “daha çok işimiz var” diyor, “bana yapılanlara kızmadım” diyor, ve ekliyor: “Hodri meydan!”
Ben ne hakla, hangi hakla içimden olsa dahi “pes” diyebiliyorum ki? Ben şimdiye kadar ne yaptım da pes diyebileyim? Utanmadan nasıl pes diyebilmişim, nasıl kızabilmişim, nasıl yılıp bıkabilmişim şimdiye kadar? Ama bugün utandım, çok utandım hem de. Türkan Saylan o zorluklara rağmen bu denli savaş verirken, bizim, ona kıyasla bir elimiz yağda, bir elimiz balda olan konumumuzda yılmaya ne hakkımız var? O, onbinlerce çocuğa burs sağlarken, öğretmenlerin, doktorların yetişmesine vesile olurken, bunca haksızlıklara rağmen, bizim nasıl umutsuzlanma hakkımız olabilir ki? Nasıl pes etme, bıkma hakkımız olabilir?
Eğer aydın olduğunuzu, cumhuriyetçi olduğunuzu, Atatürkçü olduğunuzu, laik olduğunuzu düşünüyorsanız, ve artık birşeylerin düzelmesini istiyorsanız, kesinlikle pes etme hakkınız yoktur. Türkiye’de Türkan Saylan ve niceleri gibi cumhuriyet kadınları bulunduğu sürece, hala birileri bu yolda savaştığı sürece böyle bir hakkınız olamaz. Ha, utanma gibi bir hissiniz yoksa eğer elbette ki böyle bir hakkıniz vardır, ama utanmayı biliyorsaniz…
Artık utanmayacağım ben de. Utanmayı bildiğim için, birileri savaşırken pes etmek yakışık almadığı için, aksi takdirde haksızlık olduğu için, suni değil, doğal aydınlık için..
“Hodri meydan!”
Türkan Saylan, onbinlerce kisiye burs vermekten mi yargilaniyor. Nerde haber görsem burs da burs. Ya da burs veriyor diye suc isleyemez mantigi mi söz konusu..
Isin kötüsü tam istedikleri gibisiniz.. ya da iyisi..
Yargilanmadigini biliyorum abi. Ama estrilen hava o yonde hani. Yok destek icin sms kampanyalari, yok burs verdigi ögrencilerin mektuplari.. Konu bambaska olsa gerek ön plana cikan seyler bambaska.. Ben böylesine olayi amacindan carptirip servis edilmesine tav oluyorum. Falanlar ve filanlar..
..üstelik birde kadin misyonerlik ile suclaniyor, pkk ya yardim etmekle suylaniyor..
nankörlügün böylesi.
dün aksam televizyonda ( ya ntv yada cnn türk olacak ) reha muhtarin sundugu ve türkan saylan ile uzunca bir telefon baglantisinin yapildigi, ve türkan sayanin herseyi bastan sona kadar anlattigi bir programi izledim.
O atilan akla mantiga sigmayan itiraflar karsisinda aglasammi, gülsemmi diye felegimi sasirdim.
Hala idrak edemiyorum, cidden anlayamiyorum bu nankörlügü sergileyen bu zihtineytin nasil bütün bunlari rahatsiz olmadan yapabildigini. Hicmi insanlik yok bunlarda, hicmi akil yok, hicmi mantik yok?
Yere göge sigdiramadiklari o cübbeli hocalari ne yapmis ülkelri icin simdiye kadar. Indire gandi felsefesini yayip kendi cübbe ceplerini ve etrafindakilerin cukkalarini doldurmaktan baska ne yapmislar, da gelip böyle bir kadina bu kadar sacma iftirada bulunup bu kadar eziyet ediyorlar..
Çydd’den burs alan kaç kişi “Terör örgütü mensubu olmak” “Terör örgütü propogandası yapmak” ya da “Terör örgütüne yardım yataklık” gibi suçlardan ötürü ceza almıştır?
Soru olduça net.Cevabı da net olmalı.
Fakat bu iftiracı gürühun konuda ortaya koyabilecekleri bir rakam yok.Bu yüzden de bulanık suda balık avlamayı tercih ediyorlar.
Ergenekon’un ilk dalgasında içeri alınan Kemal Kerinçsiz’in ve Asuman Özdemir’in ırkçı hezeyanlarının iki sene sonrasında Zaman ve Taraf önderliğinde Çydd’ye saldırı kampanyasının ana argümanı olması gülünçtür.Tıpkı İzmir’de yapılan Cumhuriyet Mitinginde kürsü üzerinde “darbeye karşıyız” diyeceği için elinden mikrofon alınan yani kitleye hitap etmesine verilmeyen Türkan Saylan’ın “darbeci” ilan edilmesi gibi.
Saylan’ı kendimce eleştirdiğim de olmuştur.Fakat artık gelinen nokta bunları kenara bırakarak vicdanımızın sesini dinlemenin gerektiği bir noktadır.
Nurlu Liberaller,hatta bazı Sosyalistler kah gazetelerdeki kah dergilerdeki köşelerinde 5 senedir Ulusalcıları ırkçı ilan etme yarışına girmişlerdi.Evet Türkiye’de Ulusalcılık hareketi;
Milliyetçiliğe yakın,farklılıklara karşı tahammülü az,antiemperyalizm ile yabancı düşmanlığını birbirine karıştırmaya yatkın,az biraz da “elitist” bir siyasal görüştür.Ancak ırkçı değildir. (Soruşturma kapsamında siyasal görüşü Ulusalcılık olan yazarlara,akademisyenlere vs.. öyle ya da böyle değinilirken “Kebap yemeyin” diyecek kadar abuklaşan Türksolu adlı dergiye kimse birşey demiyor.Bu sizce tesadüf mü? Sakın bu Türksolu dergisi kendilerine Ulusalcı diyen hareketi toplum nezninde marjinalleştirmek için ortaya atılmış bir ajan provokatör bir klik olmasın.)
Fakat işte Nurlu Liberallerin ve onlara eklemlenen bazı Sosyalistlerin bir kez daha yanıldığı ortaya çıktı.Adamlar Çydd’den burs alan Kürt öğrencileri Pkk’lı ilan ediyorlar.Bundan büyük ırkçılık olur mu?
Bence olmaz…
Sol,vicdan,ahlak,adalet,özgürlük gibi şeylerden vazgeçip Nurlu bir Liberal mi olsam?
Parası da iyi hem…
Herkese saygılar.